2050 yılında Türkiye
Geçtiğimiz günlerde ülkemizin çok yakında, 2050 yılında dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkeler arasına gireceği haberi tüm medyamızda yayınlandı.
Sözkonusu haberin kaynağı ABD’nin en büyük yatırım bankalarında Goldman Sachs idi. Goldman Sachs’ın tahminine göre 2050 yılında Türkiye dünyanın dokuzuncu, avrupanın üçüncü büyük ekonomisi olacakmış. Çok güzel. Bu haberi okuduktan sonra rahatlayabilir, koltuğumuzda geriye doğru yatıp, ohhh çekebiliriz.
Sözkonusu haberin detaylarında 2050 yılında Türkiye’de kişi başı gelirin 60 bin dolara ulaşacağını, 2008 yılı sonunda 730 milyon USD olan GSYH’nın 2050 yılında 6 trilyon USD düzeyine ulaşacağını, Türkiye’nin 2050 gibi yakın gelecekte bir kaç kuşak atlamakla kalmayıp Japonya, Almanya, Fransa ve Kanada’yı geride bırakacak ekonomiye sahip olacağını görmek mümkün.
Moralimizi iyi tutmak iyi de acaba bu haber ne kadar gerçeği yansıtıyor? Öncelikle bakalım Goldman Sachs neden ülkemiz hakkında bu kadar olumlu tahminlerde bulunuyor?
Tabiki ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Goldman Sachs’ın hükümetimizle yakın ilişkide olduğunu düşünmüyorum.
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün büyük oğlu Ahmet Münir Gül’ün İngiltere’de Goldman Sachs’ta sermaye piyasaları ve finans bölümünde staj yapmış olmasının da tesadüf olduğunu düşünelim.
Goldman Sachs diyor ki; Türkiye’nin 2050 yılında bu kadar büyük atılım yapmasının sebebi, ülkemizin bölgede en büyük ekonomi olması, demografik yapısı, jeopolitik konumu, AB çıpasını olması.
Türkiye’miz gerçekten bölgesinde en büyük ekonomi. Ama bu bölge de ne? Yani kimlerle kıyaslanıyoruz? Irak, Suriye, İran, Ermenistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs.
Demografik yapımızın ekonomimize ne gibi bir avantaj sağladığını ben anlayamadım. 75 milyon nüfusa sahip ülkemizde 20-25 milyon insanın kendine kürt dediğini duyuyoruz. Bu etnik yapıya bağlı bazı insanların etnik milliyetçilik yapıp 30 yıldır ülkemizde terör estirdiklerini ve terörle mücadele etmek için milyarlarca USD para harcadığımızı da biliyoruz. Demokratikleşme adına ilginç açılımlar da yapıyoruz ama bu insanların gelir düzeylerinin ne olduğunu, ne kadar vergi ödediklerini ve ekonomimize ne kadar katkıda bulunduklarını ABD’li Goldman Sachs her halde bizden daha iyi biliyordur.
Jeopolitik konumumuz gerçekten önemli. Ukrayna ve Rusya birbirleriyle dalaşıp durdukları için Rusya’nın gazı ve petrolü ülkemiz üzerinden zengin avrupa ülkelerine akacak. Biz de komşuda pişer bize de düşer hesabı nakliye ücreti alacağız. Jeopolitik konumumuz iyi de bizim dışımızda herkesin işine yarıyor.
Son olarak Türkiye’nin AB çıpasının olması ekonomimizi uçuracak etki yaratıyormuş. Sevgili Goldman Sachs belki siz unuttunuz ama biz hatırlıyoruz. Türkiye’nin zaten son 50 yıldır AB çıpası var. Bu çıpa 2050’ye kadar 42 yıl daha mı olacak?
Gelelim Goldman Sachs’ın tahminin en komik bulduğum yanına. 2050 yılında Türkiye ekonomisi Japonya, Almanya, Fransa ve Kanada ekonomilerini geride bırakacakmış. Bu kadarı da fazla. Şöyle bir çevrenize bakın. Porsche, Mercedes, Volswagen, Audi, Toyota, Mitsubishi, Honda, Renault, gibi bir tane ulusal otomobilimiz var mı? Ülkemizdeki bankaların yarısından çoğu, alış-veriş yaptığımız mağazaların, giydiğimiz giysilerin, içtiğimiz içeceklerin bu ülkelerin malları olduğunu görebilirsiniz.
Masalları bir tarafa bırakalım, uyanalım artık... Sağlıcakla kalın;
Kafkas BARANSELİ
|